Etiket: öykü

Toplumdan Uzaklaşmak

           Saçı sakalı birbirine karışmış olmasından yakınmıyordu çünkü herhangi bir toplumun üyesi değildi. Temizlik dışında toplum için süslenip güzel görünmenin anlamını çoktan yitirmişti. Tabiatın insanlığa sunduğu el değmemiş topraklarda eşsiz bir gölün kıyısında sırtını toprağa yaslamış, yapay hiçbir ışığın olmadığı bu yerde gökyüzünün bütün görkemini muhteşem bir heyecanla seyrediyordu.

             İnsan, toplumdan kaçtıkça topluluk insanı gizlendiği yerde yakalıyor ve arasına katıyordu. Toplumun içine karışırsanız gizlenmiş olursunuz çünkü toplum sizi görmezden gelir. Varlığınızın veya yokluğunuzun bir önemi yoktur. Ta ki iyi işler becerene dek. Tabi bu sefer siz olduğunuz için değil, kendi yararları doğrultusunda sizi yakından görmeye başlayacaklardır. ……. toplumdan uzaklaşmanın ve bu müthiş doğal güzelliklerin içinde kendini yeniden keşfetme hazzını yaşadığı sırada ummadığı bir şekilde tekrar topluma dahil olacaktı.

Kadın’ın Telaşı

Kasım 1998
Mudanya – Güzelyalı Kasabası

             Hızlıca mutfağa koştu. Pencereyi açık unuttuğunu fark etmişti. “Ah nasıl unuturum,” diye mırıldanıyordu. Geceden beri yağan yağmur mutfağı dağıtmayı yetmişti. İki katlı evin en gözde yeriydi. İçerisi bir salon kadar rahat, ihtiyaç duyabilecek her şey ayrıntısına kadar düşünülmüştü. Pencereyi kapatıp ortalığı toplamaya koyuldu. “Şimdi ne yapacağım! Battı her şey, her şey mahvoldu.” Kendi kendine söyleniyordu zayıf kadın. Islanmış halıyı kaldırırken önüne düşen tel tel beyazlamış saçlarını bileğiyle geriye attı. Belli ki morali çok bozulmuştu. Komşularıyla haftalardır planladıkları gün, bugündü. “Ben yaparım, ben ederim,” demişti.

“N’oldu buraya böyle? Pencereyi kapatmamış mıydın? Şaşkın bir ifadeyle sordu kısa boylu adam.

“Kapattım sanıyordum. Bir saate burada olurlar zaten. Nasıl temizleyeceğim bunları.”

Halıyı köşeye attı. Şimdi de birkaç eski havlu çıkarıp yere serdi.

“Yarın gelmeyecekler miydi?”

“…’in yarın işi varmış, bugün için anlaştık. Dün akşam konuşmuştuk öyle. Erken uyuduğun için söyleyemedim sana,” dedi kadın. Suyu çekmiş havluları yerde iyice gezdirip içine sıkmak için büyük bir kova getirdi.

***