Roman

Kadın’ın Telaşı

Haziran 24, 2019

Kasım 1998
Mudanya – Güzelyalı Kasabası

             Hızlıca mutfağa koştu. Pencereyi açık unuttuğunu fark etmişti. “Ah nasıl unuturum,” diye mırıldanıyordu. Geceden beri yağan yağmur mutfağı dağıtmayı yetmişti. İki katlı evin en gözde yeriydi. İçerisi bir salon kadar rahat, ihtiyaç duyabilecek her şey ayrıntısına kadar düşünülmüştü. Pencereyi kapatıp ortalığı toplamaya koyuldu. “Şimdi ne yapacağım! Battı her şey, her şey mahvoldu.” Kendi kendine söyleniyordu zayıf kadın. Islanmış halıyı kaldırırken önüne düşen tel tel beyazlamış saçlarını bileğiyle geriye attı. Belli ki morali çok bozulmuştu. Komşularıyla haftalardır planladıkları gün, bugündü. “Ben yaparım, ben ederim,” demişti.

“N’oldu buraya böyle? Pencereyi kapatmamış mıydın? Şaşkın bir ifadeyle sordu kısa boylu adam.

“Kapattım sanıyordum. Bir saate burada olurlar zaten. Nasıl temizleyeceğim bunları.”

Halıyı köşeye attı. Şimdi de birkaç eski havlu çıkarıp yere serdi.

“Yarın gelmeyecekler miydi?”

“…’in yarın işi varmış, bugün için anlaştık. Dün akşam konuşmuştuk öyle. Erken uyuduğun için söyleyemedim sana,” dedi kadın. Suyu çekmiş havluları yerde iyice gezdirip içine sıkmak için büyük bir kova getirdi.

***

Only registered users can comment.

  1. Sayın OSMAN KÜSEK

    Öncelikle bir okur olarak sizin hayranınız olduğumu belirtmeliyim. Aslına bakarsanız sadece çalışmalarınızı okudum ve bu yazarlığınıza hayran kalmam için yeterli oldu. Çalışmalarınızın hepsi çok güzel ama içlerinde en sevdiğim “Bulutlara Dokunmak” adlı çalışmanız. Sayfanızda Barış Manço’ya yer vermeniz , Barış Manço’yu sizin düşünceleriniz ve yazınızla okumak çok büyük bir keyifti. İnşallah yapacağınız bu çalışmaları bir kitapta okuyor olurum. Çalışmalarınızın ve başarılarınızın devamını dilerim.

    😊Saygılarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir